13.07.2026

Hürmüz açık mı, kapalı mı


Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığı haberinin yarattığı tedirginlik ile haftaya başlıyoruz. ABD saldırılarına karşı dayanma gücünü ispat eden İran, yaklaşan ara seçimlere de güvenerek Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığını ilan etti. Sahadan gelen bilgiye göre Hürmüz’ün güney kısmı açık, ancak artan riskler nedeniyle trafik yok denecek kadar az.

ABD donanmasının Hürmüz açık, korumamız altındasınız açıklamasına rağmen, dört geminin vurulması sonrasında kimse risk almak istemiyor. Dolayısıyla Hürmüz Boğazı fiilen kapalı durumda. Enerji piyasası Hürmüz Boğazındaki saldırılara son bir haftada %10’a yakın artış ile cevap verdi. Eylül vadeli aktif Brent petrol bu sabah 3 dolarlık artış ile 79 dolar seviyesinden işlem görüyor. Ara seçim öncesi Başkan Trump’ın anlaşma yapmak zorunda kalacağına inanan oyuncular İki ülke arasında savaş riskinin tırmanmasına rağmen sakinliğini koruyor. Başkan Trump Hürmüz Boğazına ABD donanmasını getirerek kendisini köşeye sıkıştırdı.

İran lehine olan bir anlaşma ile bölgeden ayrılırsa Cumhuriyetçiler ara seçimi kaybedecek. Düşük tempo ile seçime kadar devam edecek bir savaş senaryosunda Cumhuriyetçiler gene seçimi kaybedecek. Başkan Trump’ın, seçimi kazanmak için İran’a karşı mutlak zafer iddia edeceği bir anlaşmaya veya gerçek bir zafere ihtiyacı var. Son gelişmeler Kadeş benzeri bir anlaşma ile iki tarafın da kendini galip ilan edeceği bir anlaşma ihtimalini azalttı. Başkan Trump seçimi kazanmak için İran’ın enerji dışındaki altyapısını vuran yıkıcı bir saldırı başlatmak zorunda kalabilir. Bu saldırının sonucu ne olur öngörmek zor. Savaşın iyisi olmaz. Ama piyasalar için kısa vadede daha az kötü senaryo ABD’nin mutlak ve çabuk bir zafer ile bölgeden ayrılması.

Bu senaryoda, enerji altyapısında kalıcı bir hasar oluşmazsa petrol fiyatları hızla geriler. Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde elini güçlendirecek bu sonuç, ABD ile ilişkilerin iyileştiği bir dönemde, Türkiye için kötünün iyisi olur. Kötü senaryo, yıkıcı savaşın bir zafere dönüşmeden devam etmesi. Enerji altyapısının muhtemelen zarar göreceği bu senaryoda petrol fiyatları yeniden 80 dolar 100 dolar aralığına yükselir.

Ekonomi yavaşlarken, enflasyonun yükseldiği bu dönemde stagflasyon korkuları tırmanırken, hisse senedi, tahvil, enerji-gübre-petrokimya dışı emtia değer kaybeder. Ortadoğu'daki savaş hangi senaryo ile sonuçlanacak bilmiyoruz. Ama risklerin arttığı bir senaryo ile karşı karşıyayız. Küresel yatırımcılar böyle kötü havalarda genelde dolar cinsi likit varlıklara yöneliyor, havacılık hisselerini satarken, enerji-petrokimya ağırlığını artırıyor. Türkiye piyasalarında jeopolitik risk dönemlerinde dövize yönelme sınırlı oluyor.

Sıkı para politikası liradan kaçışı, dolara yönelmeyi sınırlarken, kısa-orta vadeli tahvillere satış getiriyor. Borsa İstanbul’da jeopolitik risk dönemlerinde banka, banka sahibi holding ve havacılık hisseleri sert değer kaybediyor, rafineri, petrokimya ve savunma hisseleri değer kazanıyor. Ortadoğu'da savaş hangi senaryoya evrilecek bilmiyoruz. Ancak dünya piyasalarının seyri Borsa İstanbul’da satıcılı bir açılışa işaret ediyor. Tüm gemileri vuran bir satış dalgası beklemiyoruz. Yıkıcı savaş senaryosuna karşı kendini korumak isteyen yatırımcılar muhtemelen banka, havacılık hisselerini azaltıp, petrokimya, rafineri, savunma hisselerine yönelecek.

Endeks için destek ve direnç seviyeleri 14.000 ve 14.300. Bugün hareketlenmesini beklediğimiz hisseler: alış tarafında Aselsan, Sasa, Tüpraş; satış tarafında bankalar, banka sahibi holdingler, havacılık hisseleri.

Raporun tamamına Mobil uygulamamızın Herkese Analiz > Araştırma adımlarını izleyerek veya Web İşlem Platformumuzun Araştırma sekmesine tıklayarak erişebilirsiniz.